İlahiyatçı Necmettin Nursaçan 86 Yaşında Yeniden Evlendi, Ailesinden Tam Destek
Geçtiğimiz yıl eşini kaybeden 86 yaşındaki ilahiyatçı Necmettin Nursaçan, yeniden evlenirken, üç çocuğu Tahir, Şemsettin ve Mahmut Nursaçan ortak bir açıklama yaparak babalarının bu kararını ailece onayladıklarını ve tam destek verdiklerini duyurdu.
Ünlü ilahiyatçı Necmettin Nursaçan, geçtiğimiz sene eşini kaybetmesinin ardından 86 yaşında yeniden dünyaevine girdi. Bu evlilik kararı, Nursaçan’ın çocukları Tahir, Şemsettin ve Mahmut Nursaçan tarafından yapılan ortak bir açıklamayla kamuoyuna duyuruldu. Çocuklar, babalarının bu yeni yaşam dönemindeki evliliğini ailece onayladıklarını ve kendisine tam destek verdiklerini belirtti.
Ailenin yaptığı açıklamada, evlilik kararının babalarının bakımı, huzuru ve sağlığı için ortak bir iradeyle alındığı vurgulandı. Sosyal medyada çıkan bazı yorumlara da değinen aile, bu kararın insani bir tasarruf olduğunu ve babalarının refahını amaçladığını ifade etti.
Necmettin Nursaçan’ın Yeniden Evliliği ve Aile Desteği
İslam dünyasının tanınmış simalarından, Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı ve Kayseri İl Müftülüğü gibi önemli görevlerde bulunmuş olan ilahiyatçı Necmettin Nursaçan, 86 yaşında yeniden evlendi. Bu evlilik, geçen yıl eşini kaybetmesinin ardından gerçekleşti. Nursaçan’ın çocukları, babalarının bu önemli yaşam kararını kamuoyuna duyurmak ve konuya ilişkin spekülasyonların önüne geçmek amacıyla ortak bir yazılı açıklama yayımladı.
Çocukları Tahir, Şemsettin ve Mahmut Nursaçan, yaptıkları açıklamada babalarının evlilik kararına koşulsuz destek verdiklerini belirtti. Ailece bu evliliği onayladıklarını ifade eden evlatlar, babalarının bu yeni döneminde her zaman yanında olduklarını ve onun huzuru için üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceklerini vurguladı. Açıklama, aile birliğinin ve dayanışmasının altını çizen ifadelerle doluydu.
İlahiyatçı Nursaçan’ın Hayatına Adanmışlık ve Evlatların Gerekçesi
Ailenin açıklamasında Necmettin Nursaçan’ın hayatına dair önemli bilgiler de yer aldı. Açıklamada, Nursaçan’ın ömrünü İslam’a, ilme ve toplumsal irşada adamış, nezaket ve zarafetiyle tanınan mümtaz bir kanaat önderi olduğu belirtildi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı ve Kayseri İl Müftülüğü gibi makamlarda bulunduğu dönemlerde, sadece görevini yapmakla kalmayıp binlerce insanın gönlüne dokunduğu, kürsüleri ve camileri birer eğitim yuvası haline getirdiği ifade edildi.
Evlatları, babalarının sadece bir din görevlisi olmadığını, yazdığı eserler ve yaptığı konuşmalarla toplumu aydınlatan, İslam’ın hoşgörü ve merhamet mesajını kuşaklara aktaran bir müderris olduğunu dile getirdi. 86 yıllık ömrünün her anını Allah’ın rızasını ve millete hizmeti gaye edinerek geçirdiğinin altı çizildi. Bu detaylar, Nursaçan’ın kişisel yaşamındaki kararların ardında yatan değerler bütününü anlamak açısından önem taşıyor.
Evlatların Ortak İradesi: “Yalnız Kalmaması Evlatlık Görevidir”
Nursaçan’ın çocukları, babalarının yeniden evlilik kararı hakkında sosyal medya mecralarında yer alan ve gerçeği yansıtmayan yorumları derin bir üzüntüyle takip ettiklerini belirtti. Özellikle vurguladıkları nokta, babalarının yeniden evlilik kararının onun kendi şahsi tasarrufu olmadığı, aksine 86 yaşındaki bir çınarın hayatının bu hassas dönemini çok daha huzurlu, sağlıklı ve bakımlı geçirebilmesi adına kendileri gibi evlatlarının ortak iradesi ve kararı olduğuydu.
Açıklamada, evlatları olarak babalarının her türlü ihtiyacını karşılamayı bir vecibe bildiklerini, ancak onun günlük yaşamındaki bakımını, manevi huzurunu ve düzenini en sağlıklı şekilde sağlamak adına, aile meclisinde yapılan istişareler sonucunda bu adımı atmayı uygun gördüklerini belirttiler. Bu durum, kararın tamamen aile içi bir değerlendirme ve dayanışma sonucunda alındığını gösteriyor.
Çocuklar, babalarının yalnız kalmaması, en iyi şartlarda bakılması ve huzurlu olmasının bir ‘evlatlık görevi’ olduğunu ifade etti. Bu kararın tamamen ailelerinin bilgisi ve rızası dahilinde, babalarının refahını amaçlayan insani bir tasarruf olduğu vurgulandı. Allah’ın emrine ve yürürlükteki kanunlara uygun olan bu meşru durum hakkında başkalarının söz söylemesinin ne ahlaki ne de vicdani bir zemine oturduğu belirtildi.
Açıklamanın sonunda, bu döneminde muhterem babalarının huzuru için alınan bu kararı dedikoduya ve haksız ithamlara konu etmenin sadece kendilerini değil, babalarının yıllarını vakfettiği hizmetleri de incittiği dile getirildi. Bir ömrü millete hizmetle geçmiş, saygın bir ilim insanının mahremiyetine ve evlatlarının almış olduğu karara gösterilecek saygının, aslında bu milletin değerlerine gösterilen bir hürmet olduğu belirtilerek, ailelerinin kararı üzerinden yapılan her türlü haksız yorumun ilahi adalet katında bir hesabı olduğu hatırlatıldı. Evlatlar, babalarının yanında olduklarını ve onun huzuru için üzerlerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceklerini bir kez daha teyit etti.